Lise yıllarımda fark ettiğim bir şey vardı. Bir konuyu birilerine anlattığımda kendim o konuya daha iyi hâkim oluyordum.
Aynı durum üniversite yıllarımda da devam etti.
Derken bu özelliğimi mesleğime yansıtayım istedim. Bu nedenle, her öğrendiğim konuda kendime özgü notlar aldım. Benimle çalışan tüm yeni ekip üyelerine temelden birçok şeyi anlatıp öğretmeye başladım. Hiç yoksa min.50 kişiye mesleki tecrübelerimi anlatmışımdır. Mesleğimle ilgili hub bilgileri ekip arkadaşlarıma anlatırken hiçbir zaman ‘Ayağımı Kaydırırlarsa’ diye bir korkum olmadı. Belki de bu kendime olan güvenden geliyordu. Her zaman dediğim bir şey var;
Birilerine bir şeyler öğretecek kadar olaya hakimsem, her zaman iş bulabilirim.
Zaten öyle ihanet diyebileceğim bir durumla da karşılaşmadım. Etrafımda gördüğüm şey yıllar içinde şu oldu;
Samimi bir ortam, güzel bir ekip, sizi gördüğünde minnet ve samimiyetle bakan insanlar ve yollarımız ayrılsa bile devam eden dostluklar.
Belki şanslıydım belki de Şems-i Tebrizi’nin dediği gibi
‘Kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açık’tı.
Ben öğreterek hiçbir şey kaybetmedim.
Sizler de öğretmekten korkmayın.
Bu ülkenin, tecrübeli vizyonu geniş gençlere ihtiyacı var.
Tecrübeleriniz ve bilginiz sizinle toprak olmasın.
Ardınızda güzel izler bırakın.




